Dünya Bankası Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

Yayınlama: 08.04.2026
Düzenleme: 08.04.2026 17:15
5
A+
A-

Dünya Bankası, artan jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler nedeniyle büyüme beklentilerini aşağı çekti. Türkiye için beklenti 2026 ve 2027 yılları için aşağı yönlü revize edilirken, raporda makro istikrar ve yapısal reform ihtiyacına dikkat çekildi.

Dünya Bankası, Küresel Ekonomik Beklentiler raporunu açıkladı. 

Dünya Bankası, Güney Asya’nın bu yıl için büyüme beklentisini yüzde 7.0’den yüzde 6.3’e düşürdü. Banka, Güney Asya’nın görünümünün Orta Doğu çatışması, mali türbülans, iklim şokları ve hizmetler ihracatına yönelik yapay zekâ ile alakalı riskler nedeniyle kırılgan olduğunu belirtti.

Banka, diğer ülkelere yönelik tahminlerinde ise 2026 yılı için Çin’in büyüme beklentisini yüzde 4,2’de sabit tuttu.

Rusya’nın büyümesi gerileyecek

Rusya’nın 2026 yıl sonu büyümesinin, son petrol ve doğalgaz fiyatı artışından elde edilen kısa vadeli kazançlara karşın 2026’da yüzde 0,8’e gerileyeceği öngörüldü.

Hindistan’ın 2026 ve 2027 ekonomik büyümesi ise yüzde 6,3’te yüzde 6,6’ya revize edildi.

Dünya Bankası, Avrupa ve Orta Asya’daki gelişmekte olan ekonomilerin büyümesi 2026’da belirgin şekilde yavaşlayacağını öngördüklerini belirtti.

Türkiye büyümesi güncellendi

Dünya Bankası Türkiye ekonomisi için 2026 ve 2027 büyüme beklentilerini düşürdü. Kuruluşun Avrupa ve Merkez Asya ekonomilerine ilişkin görünüm raporunda Türkiye için 2026 büyüme tahmini yüzde 3,7’den yüzde 2,8’e, 2027 büyüme tahmini de yüzde 4,4’ten yüzde 3,7’ye revize edildi. 

Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin son yıllarda yüksek büyüme ve yoksullukta azalma gibi önemli kazanımlarla dikkat çeken kapsamlı bir yapısal dönüşüm sürecinden geçtiğini de belirtti. Küresel pazarlara entegrasyon ve dayanıklı özel sektör yapısının bu performansta belirleyici olduğu vurgulanırken, imalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payının son on yılda yaklaşık yüzde 5 seviyesinde yatay seyretmesinin, daha ileri teknoloji ve bilgi yoğun üretime geçişte ilave adımlar gerektirdiğine işaret ettiği ifade edildi.

2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin, Türkiye’nin yüksek gelirli ülke statüsüne geçişini destekleyecek ve yüksek teknoloji alanlarında küresel rekabet gücünü artıracak bir yol haritası sunduğu kaydedildi.

Raporda, bu hedefler doğrultusunda makroekonomik istikrar, finansmana erişim, açıklık ve rekabet gibi yatay reformlara daha fazla odaklanılması gerektiği vurgulandı. Sanayi politikalarının uygulanması halinde, öncü inovasyondan ziyade teknoloji adaptasyonuna odaklanması, iş gücü becerilerinin geliştirilmesiyle desteklenmesi ve küresel değer zincirlerine entegrasyonun derinleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, tüm firmalar için eşit rekabet koşullarının sağlanmasının kritik önemde olduğu belirtildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Popup Image